خانه / آخرین اخبار / BARZANİ ÇEKİLDİMİ YOKSA ÇEKİLMEYE MECBURMU EDİLDİ

BARZANİ ÇEKİLDİMİ YOKSA ÇEKİLMEYE MECBURMU EDİLDİ

2005 yılında Mesud Barzani IKBY başkanı olduğu gün, Kürdistan Irak koşulları içersinde bulunan siyasi hayatında yeni dönem yaşıyordu.

Yol prees Haber Ajansı: Kürtler Irak’ın siyasi yapısının önemli bir parçasını oluşturmuşlardu ve bu ülkede kurulduğu zamandan devamlı Kürtlerin hakkını sağlama konusunda sorunlarla karşı karşıyaydı, güven limanına yetişmeği başarmıştı ki bu durumda Kürtler’de yeni Irak düzeninde bir vatandaş olarak olarak rol oynamak için kendi haklarını kazamışlardı.

IKBY Ki 1991’den 2003’e kadar defakto şeklinde özerkliği vardı, Saddam yıkıldıktan sonra Irak resmi şekilde federal sisteme geçti ve Ortadoğu ülkeleri dahil dünya’nın birçok ülkesi bu bölgede temsilcilikler ve konsolosluklar açtı. Bu arada ise Kürdistan Ortadoğu ve dünya’da kendine bir ağırlık yaratmayı başardı ve IKBY yöneticileri hep ikinci Dubai’nin yaratılmasından bahsettiler.

۲۰۱۳ yılında Mesud Barzani’nin IKBY’e yasal başkanlık dönemi sona erdi, ancak Kürt partiler arasında anlaşma yapılması sebebiyle kendisinin başkanlığı iki yıl daha yasal işlemler dışında uzatıldı.

Kürtler ki IŞİD ile mücadelede rol almış ve bu açıdan dünya ve bölge ülkeleriyle geniş ilişki kurmuşlardı, bu savaşta elde ettikleri başarılar sonucunda yeni kazanımlarda elde ettiler

Konu uzmanları devamlı uyarıyorlardı ki IŞİD ile savaşta Batı güçlerinin ittifakı ve işbirliği, sadece bu hikaye ile sınırlıdır ve Kürt liderler askeri işbirliği aşamasını aşamadı ve siyasi işbirliği ve destek talebinde bulunamadılar.

Veya bu askeri işbirliği için bile Kürtler’e bir başarı sağlasınlar. Ancak bu konu Kürt Liderliği ve özellikle Mesud Barzani’yi böyle bir halüsinasyon içersine soktu ki ittifak içersinde bulunduğu ülkelerle yapılan bu görüşmeler, destekler ve ziyaretler onların Kürtler’e her türlü desteği olacağı anlamına geliyor.

Öte yandan, Barzani kendisinin Başkan olarak görev yaptığı dönemin bittiğini gördü ve 12 yıllık kariyerindede önemli bir başarı kaydedemedi ve özerk bölgesinin başkanlığı ve devlet yönetimi son 12 yılda hep krizler üretmekle geçti ve Kriz krizin gerisindeydi. Mesud Barzani halkın milliyetçi anlayışlarını kullanarak başarısızlıklarını örtbas etmek ve kendisi için büyük bir siyasi sermaye yaratmak istiyordu ve bu nedenle referanduma ayak bastı ki ne ondaki günler için bir tedarik görmüştü nede onun sonrasında karşı karşıya galacağı olasılıkları düşünmüştü.

Referandumdan önce Barzani iki konudan hep bahsetmişti, birincisi bu ki referandumun amacı bağımsızlık ilanı değildir ve bu konu müzakere edilebilir, bu Barzani’nin halkına sırt çevirmekte ilk ve en önemli adımıydı.

Eğer bu işteki amaç bağımsızlık ilanı değildirse, o zaman niye Halkın duygularına binerek, onları bir durumada bıraktınız ki bu halk onun ödemesini yapmalıdır ve elbette bu soru da öne çıkıyor ki niye referandumdan önce yapılan önerilerin hepsini reddettiler ve kendilerinin risk derecesini olacak en yüksek yere yetirdiler ve öyle bir zamanda konuşma ve müzakereden bahsettiler ki en kırılacak durumdaydılar. İkinci mesele ise buydu ki Barzani referandumun başarısız olduğu durumunda, kendisi onun tüm sorumluluğunu üsteleneceğini ve tüm siyasi işlerini bırakacağını söyledi.

Ama Barzani’nin bu sözleri onun kendi projesinde başarılı olacağına emin olduğu anlamına geliyor ve o asla yenileceğini düşünmemişti ki bu da kendisinin geleceği görme ve siyasi gerçekçilik konusundaki eksikliğini gösteriyor ve Kürdistan siyasetinin başkanlık edecek yeni fikirler ve kişilere ihtiyacını kanıtlıyor taki böylece kendi sınavını en kötü puanla bitirmiş kişiler bu bölgenin siyasi alanından çıksın.

Barzani’nin diğer faktörü ki Referanduma yakın günlerde onu kabartmak düşüncesindeydi buydu ki kendisini partiler yönelimi dışında bir milli önder olarak Kabul ettirmeye çalışıyordu ve bu konunun tamamen gösteri olduğu kısa bir süre içersinde kanıtlandı ve referandumun bitmesi ile devamında gelen sonuçlar onu yüzündeki  maskeyi çıkarmaya yeti ve bu çerçevede durumu düzeltmek yerine kendi parti kalıbına döndü ve hatta bazen sözleri iç savaş ve Siyasi hesaplaşma anlamına geliyordu.

Meselenin aslı budur ki Barzani kendi isteği doğrultusunda başkanlıktan çekilmedi belki iç ve uluslararası yoğun baskı nedeniyle bu işi yaptı ve Irak merkez hükümeti ile Batı güçlerinin doğrudan baskısı olduğuna dair güçlü kanıtlar var ki onu bu çekilmeye itmiştir. Başka bir deyişle Barzani çöktü ve keşke bir siyasi lider olarak söz verdiği gibi tüm sorumlulukları kendi üzerine alsaydı ve yenildiğini Kabul edip özür dileyerek, 4 yıldır yasadışı oturduğu başkanlıktan koltuğundan kalksaydı. Sonuçta, trajik bir sona ermeyle birlikte, kendisinin sahadan dışlanmasına ilaveten  bölge olarak ele geçirdikleri kazanımları bitirdi ve Kürt halkına geri alınamaz maliyetler empoze ettirdi.

Ama diğer faktörde unutulmamalıdır, Barzani bir durumda iktidardan çekiliyor ki onun siyasetleri sonuçunda IKBY’in yer yağı ihracatı günde 750 bin namludan günde 200 bin namluya düşmüştür, Kuzey Irak bir aydan az bir süre içersinde yüzde 60’dan fazla yer yağı kuyularını kaybetmiştir ve Irak Kürdistanı’nı dünya’da benzeri görülmemiş bir izolasyona geçirmiştir, Sınır kapısı ve gümrük gelirleri kaybedilmiştir, yüksek miktarda dışa boçluluğu vardır, kürtlerin ırksal gururunu kötü bir duruma sokmuştur, IŞİD ile mücadelede ele geçirdiği kartları onuları kullanamadan kaybetmiştir ve şimdi de iktidardan çekileceğini söylüyor ki bu da çekilme değildir belki çektirilme ve çökmedir. 12 yıllık iktidarından bir rapor bildirmeden, derin ve tarihi hatasından dolayı özür dilemek yerine projeksiyon yapmaktadır.

Gerçek şu ki bu yolda Mesud Barzani tek değildi, elbette ki diğer siyasi partiler ve danışmanları referandumun yapılması hatasında ortaktırlar, ancak barzani bölgenin başkanı ve Kürtlerin en büyük siyasi kaynağı olarak bu meselede en büyük hata payını almaktadır. O önceden kaybedilmiş bir kumarla bu yola girdi ki kendisinin ağır darbe almasıyla kalmadı ve Kürtleri de bir kaç yıl önceye sürdü.

Ancak şimdiki durumda önemli olan konu budur ki IKBY yeni siyasi hayatında Irak, bölge ve dünya ülkeleri ile iyi bir ilişki içersine girsin ve elbette yeni seçilecek liderin vazifesi ağır olacak, niye ki kendisinden fazla kazanım yerde bırakmayan bir sistemi devr alıyor, bu arada ortadoğu’nun güvenlilik ve huzur ortamına destek verecek bir politika izleyen bir siyasetçinin Kuzey Irak Bölgesinde iş başına geçmesi fazlasıyla önemlidir ve Kürtler için önceden daha çok refah ve güven getirebilir.

Unutulmamalıdır ki Irak Merkezi Hükumeti’nin bu yıllar arasındaki yanlışlıkları sebep oldu ki Kürtler böyle bir adım atmanın içersine girsinler ve şimdi de onun zamanı gelmiştir ki Irak Merkezi Hükumeti de bu yolda temel bir fikir değişikliliği yapsın ve Irak anayasasını öyle ki söz veriyorlar Kürtlerin haklarını koruyarak ve sorunsuz bir şekilde yürütsünler, aksi halde Kürtlerin sorunu çözülmemekle birlikte temel alanda tek parça bir Irak’a şahit olamayacağız. Ortadoğu’nun güvenliliği ve Irak’ın kalkınması ve güvenliliğinin anahtarı Kürdistan’dadır.

Kaynak: tebrizhaber-saman süleymani

یک دیدگاه

  1. Bərzaninin fikrincə, özünü Kürd xalqının xilaskarası kimi tanıtmaq istəyirdi, amma kreditini itirdi.
    lider milətin qəlbində olmalidi sevmaq dildə olmaz




    0



    0

پاسخ دهید

نشانی ایمیل شما منتشر نخواهد شد. بخش‌های موردنیاز علامت‌گذاری شده‌اند *